"Enter"a basıp içeriğe geçin

TIP KANSERİ KÖK HÜCRESİNDEN VURACAK

2015 yılı Kasım ayında Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Yale Üniversitesi’nde görevli bir grup bilim insanı tarafından yayınlanan makaleye göre; kanser araştırmaları için devlet 100 bilyon dolardan fazla bütçe ayırmıştı. Ancak; kanserle savaşta istenilen aşamaya gelinemedi. Bu yıl Şubat ayında ise, Başkan Obama kanser araştırmalarına 1 bilyon dolar bütçe daha ayıracağını belirtti. Kanser tanı ve tedavisi konusunda; istenilen başarıya ulaşabilmek için ülkeler büyük yatırımlar yapıyorlar. Ülkemizde de başta TÜBİTAK olmak üzere farklı kurum ve kuruluşlar bu alandaki araştırmaları desteklemeye çalışıyor.

Öte yandan tüm dünyada kök hücrelerle ilgili çalışmalar son yıllarda büyük bir ivme kazandı. Bir canlının oluşmaya başlamasından itibaren görmeye başladığımız kök hücreler; farklılaşıp vücudumuzdaki çok farklı hücre türlerine dönüşebilmeleri nedeniyle “sihirli hücreler” olarak isimlendiriliyorlar. Tüm organlarımızı oluşturabilme kapasitesine sahip embriyonik kök hücrelerin yanı sıra, bazı hücre türlerine dönüşebilme kapasitesine sahip erişkin kök hücreleri de var. Yine laboratuvar ortamında geliştirilmiş indüklenmiş pluripotansiyel kök hücreler üzerindeki araştırmalar da çığ gibi büyüyor.

Son yıllarda tüm bunlara ek olarak “kanser kök hücreleri”nden de söz edilmeye başlandı. Aslında 150 yıl önce Robert Wirchow adındaki ünlü bir bilim insanı ilk kez kanser kök hücrelerinden bahsetmişti. Makalesinde; kanserli dokuya henüz olgunlaşmamış hücrelerin sebep olduğunu belirtmişti. Uzun yıllar bilim insanları arasında kanser kök hücrelerinin varlığı konusunda tartışmalar devam etti. Sonunda araştırmacılar kanser kök hücrelerinin varlığı konusunda hemfikir oldular. Kanserli dokunun tedaviye dirençli olmasının en önemli sebeplerinden birinin kanser kök hücrelerinin varlığı olduğu konusundaki verileri arttı.Kanserde kök hücre araştırmalarını ve gelinen noktayı Maltepe Üniversitesi Kanser ve Kök Hücre Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ranan Gülhan Aktaş’a sorduk.

Kanser kök hücreleri; normal kök hücrelere benzer mi?

Hem normal kök hücreler, hem de kanser kök hücreleri çoğalma ve farklılaşma özelliklerine sahiptir. Normal kök hücreler kontrollü şekilde çoğalıp gitmeleri gereken yerlere göç ederken, kanser kök hücreleri kontrolsüz bir şekilde çoğalırlar. Yine kontrolsüz şekilde bulunmamaları gereken bölgelere göç edebilirler. Bu da; kanserli dokunun büyümesine ve yayılmasına neden olur.

Kanser kök hücreleri nereden köken alır?

Kanser kök hücrelerinin üç farklı şekilde ortaya çıkabildiği gösterilmiştir: Normal kök hücreler çevresel ve genetik faktörler etkisi altında kanser kök hücrelerine dönüşebilmektedir. Normal kök hücrelerin tam farklılaşmış hücrelere dönüşmelerinden önceki aşamada görülen “progenitor hücreler” de kanser kök hücrelerine farklılaşabilmektedir. Farklılaşmış hücreler yine çevresel ve genetik etkilerle kanser kök hücrelerine dönüşebilmektedir.

kok-hucre

Kanserli dokuda kök hücrelere ne oranda rastlanır?

Çok farklı kanser türlerinde çok farklı oranlarda kanser kök hücreleri gözlenmiştir. Örneğin meme kanseri ile ilgili yapılan çalışmalarda %11-35, kolon kanserinde % 0.3-25, mesane kanserlerinde %3-36 arasında değişen oranlarda kanser kök hücrelerine rastlanmıştır.

Kanserli dokuda gözlenen kök hücre sayısı ile kanserin gidişi arasında doğru orantı var mı?

Verilerin bir kısmı bunu destekliyor. Ancak kök hücre oranı az olmasına rağmen kötü seyirli kanser vakaları bu görüşün her zaman doğru olmadığını gösteriyor. Örneğin en ölümcül kanser vakaları arasında gösterilen pankreas kanserlerinde kök hücrelere %0.2-3 oranında rastlanmıştır.

Kanserli doku içerisinde yer alan kanser kök hücreleri ayırt edilebilir mi?

Kanser kök hücrelerinin taşıdığı bazı belirteçler tanımlanmıştır. Bu belirteçler sayesinde doku içerisindeki kanser kök hücreleri tanımlanabilmektedir. Belirteçlerin oranı farklı kanser türlerine göre değişmektedir. En sık rastlanan belirteçler arasında CD133, CD44, CD24, ALDH sayılabilir. Ortaya konulan belirteç sayısı gün geçtikçe artmaktadır. Farklı tekniklerle kanserli doku içerisinde bu belirteçlere sahip hücreler işaretlenip izole edilebilmektedir.

Kanser kök hücreleri doku içerisinde saldırgan tavır mı sergilerler?

Bazı araştırmacılara göre; bu hücreler kanserli dokuda sessiz sedasız beklerken çevresel ya da genetik faktörler etkisiyle aktive olurlar ve sonucunda istenmeyen etkiler ortaya çıkar. Ancak; bunu destekleyen veriler kısıtlıdır.

Kanser kök hücrelerinin kanser oluşumu ve yayılımına etkileri konusunda ne gibi kanıtlar vardır?

Meme kanserli hayvanlarda kanser dokusu içerisinde kök hücreler izole edilmiş ve normal hayvanlara transplante edilmiştir. Bu şekilde sağlıklı hayvanlarda da meme kanseri oluştuğu görülmüştür. Grothenius ve arkadaşları; 2012 yılında yaptıkları bir çalışmada CD133 kanser kök hücre belirteci taşıyan ve taşımayan hücreleri ayırıp farklı hayvanlara enjekte etmişlerdir. CD 133 belirteci taşıyan hücrelerin enjekte edildiği hayvanlarda yeni tümörr oluştuğunu, diğer grup hayvanların sağlıklı şekilde yaşamlarını devam ettirdiğini görmüşlerdir. Yine benzer şekilde oral skuamöz karsinoma ve kolon kanseri vakalarında CD133 pozitif hücrelerin yeni tümörr oluşumuna sebep olduğu gösterilmiştir.

Klinik çalışmalarda da farklı kanser türlerinde kanser kök hücrelerin varlığı araştırılmaktadır. Bunların en kapsamlılarndan birisi 1047 AML hastası üzerinde yapılan bir çalışmadır. Kanser kök hücre oranı arttıkça bu hastalarda hastalığın seyrinin kötüleştiği gözlenmiştir.

Kanser kök hücreleri ile savaş konusunda ne aşamadayız?

Bilindiği gibi; farklı kanser türlerinde kemoterapi, radyoterapi, cerrahi yıllardır kullanılmaktadır. Bu tedavilere cevap vermeyen kanser vakalarında kanser kök hücrelerinin varlığının sorumlu olabileceği konusundaki veriler artmıştır. O yüzden yeni düzenlenen tedavilerde kanser kök hücrelerini de hedef alan tedavilerin eklenmesinin önemi vurgulanmaktadır. Kanser kök hücrelerini hedef alan tedaviler konusunda çok önemli gelişmeler vardır. Farklı şekillerde bu hücrelere ulaşmayı ve etkisiz hale getirmeyi amaçlayan araştırmalar yürütülmektedir. Bir grup araştırmacı; kanser kök hücrelerinin taşıdığı belirteçler üzerinden hareket etmektedir. Bu belirteçleri taşıyan hücrelerin doku içerisinde öldürülmesini hedef alan tedaviler geliştirmeye çalışmaktadır. Bir diğer grup; bu hücrelerin kendilerini yenilemelerinde rol oynayan sinyal yolaklarını hedef alan ajanlar geliştirmeye çalışmaktadır. Yine üçüncü bir grup araştırma; kök hücrelerin bulunduğu çevreyi ve bu çevre içerisinde yer alan hücreleri etkileyerek çoğalmalarına engel olmaya çalışmaktadır. ABC taşıma sistemini hedef alınarak kanser kök hücrelerini ortadan kaldıran tedavi geliştirilmeye çalışan bir diğer araştırma grubu mevcuttur. Çok önemli araştırmalar, yakın gelecekte tedaviye dirençli kanser vakalarının azalacağı umutlarını güçlendirmektedir.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir